20 Mart 2013 Çarşamba

Saş Dökülmesine Savaş Açtım

Uzunca bir aradan sonra merhabalar canlar.. Kıştı soğuktu derken bu gece yeniden PCmin başına oturdum nihayet. Sobalı evlerin dertlerinden biri bu.. kışın soğunda sobanın başından ayrılıp evin bir başka odasında vakit geçiremiyor insan, buz kesiyor adam akıllı.  Maalesef bu kış PCmiz soba olmayan odalarımızdan birinde kalmak zorundaydı. Neyse bu gece hava güzel ve Tatlı CaDı olarak tatlı tatlı yazmak şahane.. (^_^)

Taaaa.. yarı yıl tatilinden önce saç dökülmesi problemlerimize karşı savaş açtım ama ancak yazmak nasip oluyor. Kızımın saçı dökülür, annesinin saçı dökülür, hele babamızın saçını sormayın gitsin tepeden tepeden açılmaya başladı.. Bir gün arkadaşımda tesadüf ettim. Bir miktar karanfili kaynatmış, kızının saçını tararken saçı gürleşsin diye önce bu karanfilli su ile ıslatıyor daha sonra saçına şekil veriyor (topluyor). O bu işlemi seyrek olan kızının saçları gürleşsin diye yapıyormuş. Ben de netten baktım her yerde anı şey yazıyor tabii ki hep kopyala yapıştır yapılmış belli ama şimdi konumuz bu değil.. 

Konu dağılmadan devam edeyim.. Aynen nette tarif edildiği gibi bir avuç karanfili yarım litre suda 24 saat beklettim. Bu iş için kullanmak üzere fısfıslı kolonyalardan alıp kolonyayı boşalttım, karanfilli sudan koyup eşimde, bende ve kızımda kullanmaya başladım. Eşimin saçına ilk karanfilli suyu sürdüğümde elime bir avuç saç yapıştı, zamanla elime yapışan saç miktarı azaldı hatta elimi de fotograflamıştım ama fotoları şimdilik bulamadım. Bende ve kızımda pek bir değişiklik yok gibiydi taa ki arı poleni yemeye başlayana dek. Şu an inanılmaz derecede saçımın dökülmesinde bir durgunluk var. tamamen kesilmiş değil ama avuçlarım eskisi gibi dolmuyor. Karanfilin saç dökülmesine etkisi var ama arı polenin hem saç dökülmesine hem de unutkanlığıma gözle görülür derecede olumlu bir etkisi oldu diyebilirim.


Karanfili suda 24 saat beklettikten sonra süzün çok tatlı bir renk alıyor, miss gibi de kokuyor.. 


CimCimemin saçına karanfilli su sıktıktan sonra fotografçılık oynadık, yine bir sürü CimCime pozu çektik.. Herhese Sevgiler, Seygılar.. ŞimdiliK.. 


5 Şubat 2013 Salı

Çalışmak ne Güzel Şey..




İşe başlayalı iki ay oldu iki satır bir şeyler yazamadım bir türlü.. Elektrik işi ile uğraşan çok CiCi şıkır şıkır bir firmada çalışıyorum. Akşam olunca rengarenk led ışıkları, avizeler açıldı saçıldı mı pırıl pırıl parlıyor her taraf.

Bu arada havalar soğuk gitti bir günlük pazar tatilimi çocuklarla temizlikle geçirmekten yakın çevremle dahi iletişimim koptu desem yeridir. Kışın soğu yüzünden evden çıkasım da gelmiyor. Eh mecburen yazı bekleyeceğiz artık. Yukarıdaki resimleri yazıma renk katsınlar diye paylaştım. Ayrıca beğendiğim ürünler arasında yer alıyorlar. Hele de Makel'in Defne serisindeki anti bakteriyel özelliğe sahip prizleri gönlümü çelenler arasında yer aldı hemen. 

İnşallah yakında tekrar buralardayım nitekim yaptığım bir kaç çalışmayı henüs burada paylaşamadım. Ama yakın zamanda Balböcüklerim ile yaptığımız "Buzdolabı Tırtıllarını" görmenizi isterim, çok CiCi bir çalışma oldu. Çalışmamızı görmek için BURAYA TıKK..  

ŞimdiliK.. CiCi KalıN.. (^_^)


7 Aralık 2012 Cuma

Rabbimden Sabır Diliyorum..

Tatlı CaDı geçen haftadan bu yana epey yalnız kaldı. 1 kasımda koca babannemizi toprağa verdik. Sadece beş kayıt öncesi babannemizden ve hasta olan dedemden bahsetmiştim. Dr.ların en fazla sekiz ay ömür biçtikleri dedeciğim üç ay içinde  28 kasımda gözlerini hayata kapadı.. o gece hemen biletimizi alıp Balıkesir'den Babaeski'ye uzanan gece yolculuğumuzdan sonra ananneciğime ve anneciğime kavuştum. Neyse ki dedeciğimi son yolculuğuna uğurlamak, son defa görmek bana da nasip oldu.. 

Bu arada Babaeski'ye gitmeden önce bir elektrik firmasında muhasebeci olarak işe başlamak üzere görüşmüştüm ve tam da o gün işe başlayacağımı öğrendim. ahşap boyama kursundan ayrıldım. ve bir haftadan beri artık ben bir ev hanımı değil çalışan bir bayanım.. 

Bir yandan üzüntüler, bir yandan bu yaştan sonra iş bulamam diye umudum kalmamışken yaşadığım yeni başlangıçlar.. Hayat ne garip bir yandan çekip alarak son var diye haykırırken, bir yandan da yürü ya kulum diyor.. 

Şimdilerde yeni işime alışmakla meşkulüm. Hem de çalışan bir ev hanımı nasıl olunurmuş diye çözmeye çalışıyorum. Bu yazıyı yazacak halim vaktim yok açıkçası çünkü düşündükçe üzülüyorum. Kim bilir yazımda kaç adet yazım hatası bulunur umurumda da değil aslında, ama bitirmeden önce buradan ananneciğim, anneciğim, dayılarım ve dedeciğimin tüm sevdikleri için Allah'tan Sabırlar diliyorum.. Yâ Rabbim bana da..
Nur içinde yat DEDECİĞİM.. 

26 Kasım 2012 Pazartesi

Güllaç Ramazan Tatlısı Mııı?.. (^_^)


Kim demiş? Güllaç ramazan tatlısı, diye.. (^_^) Bu sene ramazan ayında ilk defa gülllaç yapmaya teşebbüs ettim.. Şeftalili güllaç, ehh fena da olmadı daha dorusu ev ahalisi olarak biz pek sevdik... Ramazanda iki paket güllaç almıştım birini nar zamanı yapmak üzere bir kenara koydum. Sonunda amacıma ulaştım narlara bakar mısınız, nasıl da  kırmızı kırmızı şakıyorlar güllaçın üzerinde.. (^_^)

Güllaç yapmak öyle zor bir iş de değil. Malum güllaç yufkası hazır satılıyor..

  1. 1,5 kg. süt ve 600 gr. toz şekeri kaynatıp soğutuyorsunuz. 
  2. Geniş bir tepsiye bir kat yufka koyup üzerine süt döküyorsunuz. 
  3. Benim aldığım paketlerde 10 adet yufka vardı. yufkaları dizdikçe araya bir kat dövülmüş fındık, bir kat dövülmüş ceviz, bir kat dövülmüş badem, en son da kalan sütün tamamını döktükten sonra güllaçın üzerine dövülmüş fındık serptim ve buz dolabına kaldırdım.
  4. Servis etmeden önce süslemek için nar, mandalina dilimi (bunlar benim şimdi kullandıklarım).. mevsimine göre kivi, muz, çilek gibi aklıma gelen diğer meyveleri kıllanabilirsiniz..  AfiyeT OlsuN.. (^_^)  


Bu güllaç Kızıma.. (^_^)

Bu Güllaç Oğluma.. (^_^)

Fotoları Adobe Photoshop 'ta 7 yaşındaki canım Oğlum benim için hazırladı. 
Eline sağlık OğluşuM.. MucuKKK.... (^_^)
ŞimdiliK


19 Kasım 2012 Pazartesi

İlk One Stroke Ayçiçeği Denemem



Haftaya başlamadan önce en son çalıştığım tepsimi eklemek istiyorum. Yoksa kursa gittiğim günleri öyle yoğun geçiriyorum ki PC'nin başına oturup post yazacak vakit ayıramıyorum. Malum 2. sınıf öğrencisi oğlumun dersleri geçen seneye nazaran daha yoğun. Biz ödevleri yapma derdindeyken kızım yalnızlıktan sıkılıyor ne yapacağını sapıtıyor. İkisini de idare etmek zorunda olduğumu biliyorum ama ders çalışırken oğlumun başında oturmazsan çok bakınıyor 10 dakikada yapacağı iş 1 saatini alıyor. Cumartesi-Pazar Oğlumun hem kort tenisi hem de taekwondo antremaları var o arada ne yazdım yazdım ondan sonra yazacaklarım bir hafta daha atıyor. 

Her neyse lafı çok uzatmayayım canınız sıkılmasın. Tepsinin zeminini beyaz ve kahverengi kullanarak eskitme çalıştım. Kıyılarına ise yine beyaz, ama bu defa kahve tonu daha yoğun tutarak, daha koyu bir tonda kontur geçtim. Desene gelince, ilk defa Ay çiçeklerini tek fırça darbesi (one stroke) çalıştım. Tabii daha katedecek çok yolum var, ya yapamazsam diye midir nedir farklı bir çalışma yapacağım diye heyecendan elim zangır zangır titriyordu.  

Ay çiçeği yapımı koca yaz boyunca One stroke ile ilgili Youtube de izlediğim birçok videodan biri sadece. Kursumuz açılacak mı, açılmayacak mı.. izlediklerimi uygulayabilecek miyim, uygulayamayacak mıyım derken sonunda ilk adımı attım.. Aferim Bana .. (^_^) 



Güzel bir hafta geçirmeniz dileklerimle.. ŞimdiliK.. 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...