21 Şubat 2015 Cumartesi

Balböcüklerime Sürpriz Bulgur Pilavı


Küçük cadım pek yemek seçmese de ağabimiz biraz sinamekidir bu konuda. 
Damak tadına uygun bir şey olunca tabak ne ara bitmiştir anlamazsın. 
Bulgur pilavı da burun kıvırdığı yemeklerden bir tanesi.
Bu akşam onlara ufak bir sürpriz hazırladım. 
Bir yaz, yeni aldığım kum kovalarında iki kalıp vardı biri tavşan diğeri fil.
Bir gün kullanırım diye hiç kullanılmadan onları ayırmış 
kum kovasını çocuklara vermiştim.
Sonrasında ise tamamen aklımdan çıkmışlar.
Bu gün kalıplar yine elime geçtiler. 
Ağabimiz fil şeklindeki bulgur pilavını çok sevdi.
Hem bana fazla mızmızlık etmedi hem de porsiyonu tam geldi tabağı artmadı.
Taze fasulyeye bir iki de patates doğradım.
Çocuklar yemeklerini kayalıklarda dolaşan bir file benzettiler. 
Ha unutmadan göz için tane karabiber kullandım. 

CiCi KalıN.. (^_^)


Oyuncak Bebek Beşiği






İki yıl önce blogumun sağını solunu kurcalarken ayarlarında takıldım. 
Arızalı mausumun azizliğine urayarak 
Acemi Cadı ile yola çıktığım ilk blogumu sildim. 
Pek çok çalışmamın yapımını aşamalı olarak anlatmıştım. Bağzı çalışmalarımı yeniden yayınlayacağım. 
Acemi Cadı olarak acemice yaptıklarımı değil tabii. 
Bu oyuncak beşik bir arkadaşımın küçüklüğünden kalma.
 Ona da babası yapmış. 
Şimdi bir kızı var ve beşiğini onun için yeniden boyamamı istemişti. 
Tamamen doğaçlama çalışmıştım. 
Beşiği yapabildiğim kadar zımparalamaya çalıştım. 
Bu işlemden sonra her yerini güzelce beyaza boyadım.
Yuvarlak bir fırçanın yarısına beyaz az da fuşya rengini kullanarak 
fırçayı patpatlayarak zemini boyadım.
Çimen - çiçekleri yaptım. 
Sallangacının iki kenarına hazır dantellerden yapıştırdım.
Yanlarına ikişer polyester kelebek boyayıp yapıştırdım. 
Ozamanlar boyama kursuna Küçük Cadımla birlikte gidiyorduk 
tam onluk bir açlışma olmuştu. 

CiCi KalıN.. (^_^)


9 Şubat 2015 Pazartesi

Su Şişesi Kılıfları

Yoğun geçen bir yarıyıl tatilinin ardından Merhaba Blogum. Tatilde annecim ve yeğenim ile birlikte çok keyifli bir 10 gün geçirdik desem, yarı yarıya yalan olur. Eskiden de tatillerde yapılmak üzere sayfa sayfa ödevler verilir miydi? Yoksa "Çocuklar güzel bir tatil geçirmeniz dileklerimizle, tatilde bol bol kitap okumayı unutmayın" mı denirdi? Çocuklar bir yandan tatilin keyfini çıkarmak isterken, diğer yandan da isyanları oynadılar. 

Bu arada hamarat Cadımın ilk öğrencelik tığ örgüsünü bir pet şişesi tabanına ölçü alınca baktım gayet uygun olmuş, bu su şişesi kılıflarını örmeye başladım. 


İlk denemelik kılıfı kızıma ördüm. Örmesi çok zevkli, bir gecede bitiverdi. Ben en çok böyle hemencecik bitiveren işleri severim.


İkinci deneme kardeşimin kızı için. Aslında Lecivert gibi görünse de fotolarda kılıfın rengi mosmor ve üzeri fuşya ile süslendi. Mor ve Fuşya renklerini birlikte kullanmayı çok severim. 
Su içmeme gibi bir problemi olan bir yeğenim vardı. Tabii bu bazı sağlık problemlerini de beraberinde getiriyor. Artık su şişesini yanında taşıyor ve aklına gelmese de "suyunu içtin mi?" diye sorduğumuzda hiç aranmadan hemen suyunu içiyor. İnşallah bu sıkıntısını böylece atlatmış olur.  


Üçüncü şişe kılıfı görümcemin oğlu için. Nekadar siyah görünse de rengi, Lacivert üzerine Mavi. Araba hastası oğlan oğlancığım hediyesini çok beğendi, haliyle ben de çok mutlu oldum.


Çocuklara okula giderken suluklar alıyoruz, bir süre sonra en pahallısı da olsa bir yerinden kopuyor, kırılıyor o da olmadı pipeti kirleniyor diye ben suluk almaktan çoktaan vaz geçtim. Pet şişe suyu alıyor bir kaç kullanımdan sonra çöpe atıp, yenisini alıyorum. Çoğu zaman da şişeler okulda kaldığı için çöpe atma fırsatı bulamadan yenilemiş oluyorduk. En fazla şişeyi kaybetmediğimiz zaman bizim cadı kapağını tam kapatamadan çantasına koyuyor ve hoş olmayan bir manzara ile karşılaşıyordum.  Artık bu sorunların hiç birini yaşamıyoruz. Benim için keyifli bir çalışma oldu. 
    Şimdilik CiCi KaLıN.. (^_^)  


9 Ocak 2015 Cuma

Tığ İşi Çiçekli Bere


(şekil-a)
Benim pek hamarat küçük bir cadım var.. Ne zaman elimde bir iş görse ben de yapmak istiyorum diye peşimde kuyruk misali dolanır durur.  Bu güne dek Küçük Cadım alırdı tığını ipini metrelerce zincirler örerdi. Ama an itibarı ile (şekil-a)da da görüldüğü üzere zincirlerin yerini motifler almaya başladı. Ben örgü ile çok çok haşır neşir değilimdir aslında arada değişiklik olsun diye ele alırım. Yine böyle bir sırada kızıma uyduruk bir bere örmüştüm ama benim cadıya az küçük gelince arkadaşımın kızı Eli'ye hediye ettik. Ne de olsa Eli bizden daha küçüktü. Eli'nin başındaki bere beğenilince de sipariş üzerine  bir tane daha örmem gerekti. Ekstra bir de fular uydurulacak bere ile takım yapılacak..   


Bir yandan beremi bitirmeye çalışırken, bir yandan benim cadı ile uğraşıyor o da yetmezmiş gibi bir yandan da eski fotolara bakıp nostalji yapıyoruz.. Analı kızlı pek bir hamaratız, bir de ne görsem iplerim darma duman hepsi bir taraflarda saçılıp durur. İşte o an...  


Tv de kar haberleri, kaz dağlarına yağar karlar, köy yolları kapanır Balıkesir ili ve ilçelerinde okullar tatil edilir, lakin Havran'ıma düşen kar tutmak bilmez bir türlü. Ama ne soğuk oldu. Çeşmelerde akan sular bile buz tuttu.  Biz de karı göremeyince küçük cadı ile nostalji takıldık. Bulgaristan'da lapa lapa yağan karı küçüklük fotolarıma bakarken kızım ile yad ettim. Yirmi koca sene sular seller gibi akıp gidivermiş oysa hatıralar daha dün gibi aklımda..  Her neyse, anılardan konu açılınca sözün sonu gelmez.. 




Bir haftadan beri kolumda acayip bir acı var. Sinir sıkışması mıdır nedir? Dirseğimde, omuzumda, boynumda, elimde, bir orda, bir burda, bir geçiyor, elime bir iş alınca da azıyor, bu acının sonu gelmeyecek diye düşünmeye başladım. Söz verdiğim için bereyi zorlanarak da olsa bitirdim. Ancak fuları örebilirmiyim bilmiyorum. "Acı neredeyse insanın canı da oradaymış" derler ya, hakikatten de öyleymiş. 
Ya Rabbim "Derdi olanlara deva, şifa arayanlara şifa ver İnşallah" 
Kalın Sağlıcakla 


27 Aralık 2014 Cumartesi

Aşk Meleği Peçete Dekopajı








Merhabalar, 
bu gün bu sevimli Aşk Meleği desenli peçetemi 
sarı renkli sabunlara dekopaj çalışması yaptım. 
Paşabahçe cam çerez tabağına da peçete dekopajı uygulayıp, 
sabunların rengine uygun olsun diye zemini sarı renkli su bazlı boya ile boyadım. 
Son olarak da Gelinlik çeğizimden kalma bakır tas sudan dolayı biraz toksitlenmişti. 
Tası güzelce zımparalayıp temizledim. 
Gold metal renkli su bazlı boya ile boyadım.
Vernikledikten sonra banyoda sabunluk olarak kullanmaya davam.
Banyo tasım yenilenmiş oldu.
Tabii eskiden banyolarda banyo sobaları olur bu taslar ile su dökünülürmüş. 
Ben görmedim yine de kayın validem banyo tasını çeğizimden eksik etmemiş. 
İyi de etmiş. 
Ben de aldığım sabunları içine boşaltıyor, 
sabunlarım tükendikçe ev ahalim oradan yenisini alıp lavoboya koyuyorlar.
Şimdilik yayınımı burada noktalıyorum. 
CiCi Kalııın... (^_^) 








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...