24 Kasım 2014 Pazartesi

Hüseyin Bebeğin Kapı Süsü


Sevgili komşum Can arkadaşımın bebeği,
Hüseyin bebek için yaptım bu CiCi kapı süsünü...
Güle Güle Kullansın Canımın içi... 
Öyle pahallı,kaliteli bir fotograf makinem yok, 
elimden geldiğince güzel fotolar çekmeye çalışıyorum inşallah beğenirsiniz.. 








..Şimdilik Sağlıcakla, CiCi Kalın Efendim..


11 Kasım 2014 Salı

BİR BULUŞMA BİR ETKİNLİK

İki yıldan bu yana süregelen bir gelenek halini aldı bizimkisi. On beş günde bir Cuma geceleri Oğlumun sınıfında en iyi anlaştığı dört arkadaşı ve anneleri ile buluşuyoruz. 
Önceleri bu buluşmalar çok düzensiz çocukların isteklerine göre gerçekleştirilmeye çalışılırdı. Tabi bu beraberinde bazı sıkıntılara da yol açardı. 
Baktık bu böyle olmayacak anneler olarak duruma bir el koyalım dedik. Oturduk konuştuk ve bu buluşmaları daha düzenli bir hale getire bilmek adına buluşmamızın adını "Gün" koymaya karar verdik, bildiğiniz paralı günler gibi. 

Artık Oğlanlar şuna gidelim buna gidelim diye tutturmuyorlar biir, herkes uslu uslu kendi sırasını bekliyor ikii,  bizler o gün kimseye söz vermiyoruz üüç.. Çocuklar mutlu bizler mutlu geçinip gidiyoruz.. (^_^)

Bu Günümüz ise çok keyifli geçti. Çocukların Çim adam yapma etkinliğindeki çalışma ciddiyetleri görülmeye değerdi.. Aslında Çim adam çalışmasını gündüz Sınıf öğretmenleri ile birlikte sınıflarında gerçekleştirmişlerdi. Bu keyifli etkinliğe belli ki doyamamışlar tüm malzemeyi tekrar tedarik edip akşamki buluşmamızda bir daha gerçekleştirdiler.




Onlar Çim adamlarıyla uğraşa koysunlar biz kahvelerimizin keyfine vadık..



Müşerref teyzeleri onlar için Nefis bir Boni Bonlu Pasta hazırlamış..





Anneler Çayın yanında çakma çiğ köfte ile kilolarına katkı üstüne katkıda bulunurken bizim CimCimeler de fotografçılık konusundaki yeteneklerini sergiliyorlardı.. 
Kimden Örnek Alıyorlar Acaba?.. :D :P








Çim adamımızın son rütuşlarını yapmaya çalışırken çorabı yırttım.. Malzemeyi başka bir çoraba aktarmak zorunda kaldım.. Bu aksiliklerle uğraşmak beni biraz zorladı amma, eninde sonunda burun ve kulakları yapmayı başardım.. Çimler çıkar mı çıkmaz mı derken bu gece gördüm ki tohumlar yeşillenmeye başlamış.
Oğluşum Çimleri ile özene bözene ilgileniyor. Yakında çimlerin yeşerdiğini görünce eminim çok mutlu olacaktır.

Çocuklar ne kadar küçük şeylerle mutlu olabiliyorlar değil mi?

Küçük Şeylerle Mutlu Olabilme Yeteneğinizi 
Kaybetmemeniz Dileği İle.. 
ŞimdiliK  


BİRAZ DERTLEŞMEK İSTEDİM



Biliyorum yazılarıma yenisini eklemeden epeyce bir zaman geçti. 

Çalışan bir anne olup da ev işlerime vakit ayırmak bir yana, 1. sınıfa başlayan kızıma yeni okuma yazmayı öğrenme maratonunda ona destek olma çabalarım. 4. sınıfa başlayan oğluma, öğrenmenin sadece ev ödevlerini yapmaktan ibaret olmadığını sınavlara hazırlanmak için derslerini okuldan dönünce gözden geçirmesi gerektiğini anlatma çabalarım boşa çıktıkça işimi bir yana bırakıp çocuklarıma daha fazla zaman ayırmayı planlarken (daha doğrusu işten ayrılmak ve ayrılmamak arasında bir ikilem içerisine düşmüşken) patronumun eleman çıkartarak masraflardan kısma yoluna girmesi işime geldi açıkçası.

Şimdi yeniden bir ev hanımı, çocuklarına daha fazla vakit ayırabilen bir anneyim. Günün koşturmacası bitipte çocuklar yataklarında uykuya daldıklarında ancak kendime vakit ayıra biliyorum. 

Eskiden olsa eşim bir müddet arkadaşları ile buluşur, sigara içme fasıllarını onlarla birlikte geçirir, bu zaman zarfında ben face'mde dolaşır, bloguma yazılar ekler, blog arkadaşlarımı ziyaret eder, yorumlar bırakırdım.. Ama gün geçtikçe eşim evden çıkmaz oldu. Hadi evden çıkmıyor  tankla bir savaş oyununa öyle bir sardı ki sadece balkonda sigara içmek için PC 'nin başından kalkıyor. Ben bu arada fırsat bu fırsat 2-3 dakika Face'mi açıyorum ama hepsi bu kadar. 

Şimdilerde yeni bir hobi edindi kendine. Bir iki arkadaş balık avına gidiyorlar. Bu gece yine balık avındalar yoksa bu iki satır yazıyı yazmam ne mümkün... (^_^)

Bu gün acil olmayan işlerimi bir yana bıraktım. Blogumu özlemişim.. CiCi blog arkadaşlarımı özlemişim.. Bu zaman zarfında blog arkadaşlarım o kadar güzel şeyler yapmışlar, öyle hoş fikirler paylaşmışlar ki sabahtan beri blog ziyaretlerime doyamadım. 

Evet..
Bu iyi geldi, dertleşme faslım bittiğine göre sıradaki yayınımı
hazırlamaya devam edebilirim..

ŞimdiliK 


10 Nisan 2014 Perşembe

İYİ FİKİR PROJESİ - KAPAKSIZ KALEME ÇAKMA KAPAK

Büro malzemelerim arasından nedir şu kapaklı kalemlerden çektiğim.. Kalemliğimde kaç adet kalem var ise bir tanesinde dahi kapak yok canımın içi. 
Bazı bazı işe gelince masamın üzerinde bulurum etrafına kağıt sarılmış bir kalem, kağıdı yırtar atardım.
Meğer o kağıdın orada çok mühim bir görevi varmış.. (^_^) Bu sabah tam kelemimi temizleyeyim derken Elektrik Ustası patronum beni gördü ve durdurdu. Bizim not kağıtları kalemlere pratik kapak oluyorlarmış.. Böylece çakma kapaklı kalemi gömlek cebine koyunca mürekkep akmıyor, kapağı pratik bir şekilde geri çekiyor ve kalem kullanıma hazır arkadaşlar.. 
 
Çok pratik bir iyi fikir projesi. Diğer kalemime de çakma kapak fikrini uyguladım, bana da paylaşacak bir konu çıkmış oldu.
Fikrine sağlık Ustacım.. (^_^)










21 Mart 2014 Cuma

Sünnet Düğünü Hazırlıklarım

Düğün sezonu açıldı açılıyor.. Havaların sıcak gitmesi, Ramazan ayının on gün ileri atması bu yıl sezonun daha erken başlaması anlamına geliyor. Geçen sene Sünnet düğünümüz cumartesi başlayıp pazar günü sona erince postumu buna uygun olarak iki bölüm halinde  yayınlamayı planlamıştım, ancak ilk bölümünü yayınladıktan sonra kaza ile sildim ve tekrar yayınlamak bir türlü nasip olmadı. Hazır sezon başındayız tüm fotografları derleyip toparlayıp tekrar yayınlamaya karar verdim. Yalnız bu defa iki bölüm halinde değil hepsi bir arada olacak şekilde biraz uzun bir yayın olduğu için fazla sıkmamaya özen göstererek bol fotolu bir post hazırladım.. 

Peki bize bu hazırlıklar için en çok ne gerekiyor? Diye soracak olursanız. Eğer  Düğün yapacaksanız ve el emeğinizi de ortaya koyacaksanız ihtiyacınız olan Sizi motive edecek ve yardım eli uzatacak kankiler, bazı bazı uykusuz geçecek geceler, bu koşturmaca esnasında sizi yarı yolda bırakmayacak bacaklar(ben çok yorgun düşmüştüm, aynı zamanda çalışıyor olunca üstesinden gelirim sanmıştım ama dayanamadım sünnetten sonra kullanmayı planladığım yıllık iznimi bir hafta önceden aldım) Neyse çok laf gevezeliği yapmadan, Tatlı CaDı iyi seyirler diler..  










O gün aynı zamanda oğluşumun doğum günüydü 22 Haziran 2013








Kapıda misafirlerime ikram edilen kolonyanın şişesini süsledim. 














Sünnet kınasında olsun gelin kınasında olsun adettendir elde kına tepsisi üç tur kına dönülür. Bu esnada misafirlerime fularlar dağıtıldı ve anneciğimin de yardımı ile toplanan mama kavanozlarından hazırladığım mumluklar hediye edildi. Düğünümüz açık havada olduğu için özellikle bu kavanozları kullanmayı tercih ettim. Hazırlamadan önce de mumlar sönüyor mu diye test edildi, sonuç başarılı.













Sağdıçlarımıza kırmızı renkli birer yemeni hediye edildi ve hazırladığım sağdıç iğineleri takıldı.



Salonda usulen kına yakılıyormuş gibi yapıldı, devamı evde uygulanacak. Bu arada görümce ve kardeşime kınayı yaktıkları için ördüğüm şallar omuzlarına atıldı.




Düğün günümüz gelip çattığında her şeyler süslenmiş takı kurdalyemiz kusur kalmasın dedim son anda ona da bir el attım. Nazar boncuğu konseptine uygun olarak iki ucunu süsledim. İğinedenlikte kullandığım süslemeler hep daha önce katıldığım düğünlerden elimde bulunan düğün şekerlerini bozarak tekrar değerlendirdiğim malzemelerdi.






Bu kaşıkları görünce çok beğenmiştim tanesini 0,50 kruşa alabileceğimi duyunca hiç düşünmeden aldım, aradım taradım devamını bulamadım olanı da 1 tl den aşağı satılmıyordu.   



Düğünlerin olmazsa olmazı, o gece bolca kurtlarımızı döktük.












Eve dönüş..







Sabah erkenden kalkıldı, kına yakılan eller yıkandı.. Aman da Oğluşumun kınasına bakar mısınız ne de güzel tutmuş..






Düğünden bir ay önce hint kınası ile yaptığım denemeler.






Bu desene karar kıldım, yalnız burada doğaçlama çalıştım. Bu konuda yardımcı olacak kimsem yoktu. Zaman kısıtlı kendim anca bu kadar yetiştire bildim benim için yeterliydi.





Sünnet keşkeğimiz.













Bir yandan Sünnet mevlidimiz okundu.














İşte kınalı kuzularım.. Biri teyzesinin biri de annesinin kuzusu.. (^_^)





Son olarak Bayraklar eşiliğinde Ata binildi.. 


Bu bayraklar Düğünlerde ve asker uğurlama esnasında mahalle gençleri tarafından seçilen bayraktarlarca itina ile taşınır. Bayrağa kumaş, havlu ve bir miktar para asılır. Bayrakla düğün evi selamlanır ve tur başlar..


Cami yanından geçilirse Cami selamlanır ve tur sona erdiğinde Düğün evi tekrar selamlanarak bayraklar itina ile toplanır.


Bu arada üstteki her iki resimde görünen eski konak Yıllar önce Havran'da Atatürk'ün kaldığı ve Çanakkale Kahramanı Havranlı Seyit onbaşı namı diğer Koca Seyit ile sohbet ettiği konaktır. Sahipleri tarafından malesef bakımsız bırakılmış çürüyüp gitmekte. Çok yazık...




Diğer yaptıklarıma gelince.. Önce kapımızdan başlayalım. Sonraa...






Nazar boncuğu konseptine uygun bir anı defteri hazırladım.. 




Bizden bir hafta önce Sünnet düğünü olan arkadaşımdan üç adet asa aldım. Birini defterin üzerinde kullandım. Diğerini bozdum ve simli yazan kalemime monte ettim. Kalemin altlığını bir parça mdf ve avizelerde kullanılan bir parça ile öyle bir şeyler uyduruverdim oldu gitti işte..







Bir kırlent yastık aldım, Hatice ablacığım kılıfını dikti ben de süslemesini yaptım, altın yastığım da böylece hazırdı.






Aslında kapı süsü olarak düşündüğüm ama sonradan vazgeçtiğim Sünnet bebeğim. Pelerininin kenarlarını yine Hatice ablacım dikti. Gördüğünüz üzere  Ahşap boyama çalışmalrında kullanılan Artdeco sim boncuk kullanarak kumaşın üzerine desenler çizdim.. şapkasını-giydirmesini yaptım. Resimlerde yok ama anı defterimde kullandığım asalardan biri şimdi bebeğimin elinde duruyor.


Oğlşum hazırladığım bebeğin aynı onun gibi göründüğünü söylemişti, benim de amacım oydu demek ki başarılı olmuşum.. (^_^)


Sünnet yatağımız oldukça sade görünümlüydü.






Cibinlik kiralayan perdeci çıta çakarak cibinlik olmaz dedi. Eşim çıtaları çaktı, Hatice ablacım piko diker artık beyaz renk astar  kumaşlarını verdi çıtaları giydirdik. Pazardan etekleri boncuklu 3,5 tl den dört adet perde aldım raptiye ve sıcak slikon ile çıtalara tutturdum. Cibinliğin bana maliyeti toplam 35 tl. kiralasaydım bir haftalık geçen yıl 75 tl. idi.. Çıtadan cibinlik olmaz dediler ben yaptım oldu. Şimdi yatağı kızım kullanıyor nazar boncuklarını(arkadaşımın emanetiydi kendisine teşekkür ederim) ve maşallah yazısını kaldırdım. Kaç ay oldu  Cibinliğimizin Maşallahı var hiç de bir şey olmadan durup durur. Aman nazarlar değmesin.. 

Bu gecelik ara verelim epeyce geç oldu, biraz da dinlenelim.. Yarın Tatlı CaDı yine iş başında.. Şimdilik Selametle...







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...